Sert kaya ve istikbale açılan pencereler

Bir, iki, üç derken her geçen gün zorlaşan şartlara rağmen kazım işi devam ediyordu. Derine indikçe büyük kayalarla karşılaşılıyor ve bunları kırmak büyük maharet gerektiriyordu. Hz. Selmân ile Hz. Ömer’in karşısına da böyle bir kaya

Beni Yalnız Bırakma

Gönlüm gözüm Sen'in ile açılır,Geçilmezler Sen'in ile geçilir,Adın anılınca nûrlar saçılır; Doğ rûhuma beni hasretle yakma!Hak aşkına kulun yalnız bırakma! Ben bir kapıkulu, Sen de Sultansın,Yolda kalmışlara Hak'tan emansın,Ben bir

İhanette Son Perde: Benî Kurayza

Mekke’ye kadar gidip de Kureyş’i kışkırtan, sonra da etraftaki kabileleri dolaşarak onları da işin içine çekmeyi başaran şer şebeke hâlâ iş başındaydı. Bir tarafta bunlar olup biterken diğer yanda sürgün Benî Nadîr’in sürgün reisi Huyeyy

Gündüzler Gibi Aydın Geceler

O günün şartlarında savaşlar da sadece gündüzleri cereyan eder ve her iki tarafın askerleri geceyi istirahat ederek geçirirlerdi. Ancak Hendek’te durum farklıydı; kimin nereden nasıl bir taarruzda bulunacağını kestirmenin imkânı yoktu. Bir

Gatafân’la Sulh Girişimi

Benî Kurayza’nın anlaşmayı bozarak ihanet edişi, Allah Resû­lü’nü ciddi ciddi düşündürüyordu; zira aynı anda birçok cephede savaşmak zorunda kalmışlardı. İçerideki düşmanın vereceği zarar, dışarıdan gelen Ahzâb ordusundan daha büyük ve

Kurayzalıların ihaneti ve sivillere saldırıları

Aralarındaki anlaşmayı feshetmekle açıktan savaş ilan eden Beni Kurayza, hendeğin diğer tarafındaki müşriklere destek sağla­maya devam ediyordu. Zira yiyecekleri tükenme noktasına gelen, at ve develeri de açlıktan zafiyet yaşayan Ahzab

Hicret Diyarına Entegrasyonda Komşuluk (2)

Komşuluk, imanın kemaliyle yakından irtibatlıdır Efendimiz (aleyhissalatü vesselam), sosyal hayatta komşuluk ilişkilerinin tam yerleşmesi ve toplumun fertlerinin istenilen ölçüde birbirine kaynaşabilmeleri için meseleyi doğrudan doğruya