Browsing category

Sorularla Efendimiz

Peygamber Efendimiz’in (sas) Sahur ve İftarları

Ramazan ayı diğer aylardan her yönüyle faziletli ve kıymetli olmakla beraber, kendi içerisinde de özel zaman dilimleri barındırmaktadır. Bu zaman dilimlerinden biri sahur diğeri de iftar vaktidir. Sahur, sevabını Yüce Allah’ın vereceği önemli bir ibadete başlamanın heyecanı, iftar ise insanın iradesiyle uzak durduğu Allah’ın nimetlerine kavuşmanın sevinci ile geçen bereketli zaman dilimleridir. Sahur  Gecenin son […]

Ramazan’a Has Bir Namaz: Teravih Namazı

Ramazan ayının İslâm Dîni’nde ayrı bir yeri ve önemi vardır. O, orucuyla, iftarıyla, mukabelesiyle, teravih namazı ve sahuru ile insanların aşk ve şevk ile Allah’a ibadete koştuğu bir aydır. Bu mübarek ay, bütün insanî hususiyetlerin inkişafına açık bir fırsat, bir ganimet dönemidir. Allah Resulü (aleyhi ekmelü’t-tehâyâ), Kur’ân’ın nazil olduğu, Cennet kapılarının ardına kadar açıldığı, mağfiretle […]

Efendimiz (sas) Hangi Namazda Hangi Sûreleri Okumuştur?

Namazlara ait hususi sûreler olmamakla beraber Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) bazı namazlarda daha sık okuduğu sureler vardır. Aşağıda bu sûreler zikredilecektir. Ancak bu sürekli bu sûreleri okurdu manasına anlaşılmamalıdır. Çünkü devamlı aynı sûreleri okumak, Kur’ân’ın diğer sûre ve âyetlerini namazda terk etmeye yol açar. Bu da pek uygun değildir. Buradan hareketle ulema, bu […]

Şeytanî Âyetler Safsatası

وَمَا أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍ وَلَا نَبِيٍّ إِلَّا إِذَا تَمَنَّى أَلْقَى الشَّيْطَانُ فِي أُمْنِيَّتِهِ فَيَنسَخُ اللَّهُ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ ثُمَّ يُحْكِمُ اللَّهُ آيَاتِهِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ . “Senden önce hiç bir resul veya nebî göndermedik ki, halkının hidâyetini umarak gayret gösterdiğinde, şeytan onun temennisi hakkında bir vesvese vererek, ümidini kırmak istemesin. Ama Allah, şeytanın attığı […]

Ehl-i Kitab’ın Arap Yarımadasından Çıkarılması

Evs ve Hazrec kabilesinin başında bulunan Sa’d İbn-i Muaz ve Sa’d İbn-i Ubâde’nin Müslüman olması, Medine yönetimi noktasında bazı gelişmelere sebebiyet vermişti. Bu iki lider, hicretten sonra Allah Resûlü’ne (aleyhissalâtu vesselâm) tâbi olmuş ve Medine’nin idaresi tabii olarak Müslümanlara geçmişti. O, idareyi devralmadan önce Evs ile Hazrec, 120 yıldır devam eden iç savaş halindeydi. Şehirde […]

Mü’min Neye Benzer?

İslam’ın ilk muhatapları, farklı kimliklerden (mü’min, müşrik, münafık, münkir ve ehl-i kitap gibi) oluşuyordu. Ve bu kimliklerin karakterleri, zihin kodları, hayat ve hareket felsefeleri, psikolojileri, bakış açıları, niyet ve hedefleri, duygu ve düşünceleri, tavır ve davranışları, söz ve eylemleri, hadiseler karşısında duruşları, iş, muamele ve münasebet ahlakları arasında büyük ve önemli farklılıklar vardı. Allah Resûlü, […]

Biri Bin Yapan Değerler

Ömrün hamd, huzur ve ihsan dolu geçmesi, ölümün ötelerdeki rıza yamaçlarına geçiş kapısı olması adına bazı hayati hususlar ve değerler vardır. İman, ahlak, vefa, takva, sevgi, saygı, sadakat, hayır, afiyet ve adalet belki ilk akla gelenler. Onlardan bir tanesi de içine girdiği her şeye ayrı bir derinlik, zenginlik, enginlik ve genişlik katan “bereket”tir. Lügat anlamı […]

Hz. Ümmü Habîbe Validemizle Evliliğin Hikmet Boyutu

Cibrîl, Allah Resûlü’ne gelmiş ve müjde yüklü şu mesajı getirmişti: – Umulur ki Allah, sizinle düşmanlarınız arasında bir sevgi ve yakınlık kurar. Çünkü Allah her şeye Kadîr’dir; Allah, Gafûr’dur, Rahîm’dir![1] Bedir, Uhud ve Hendek derken gerginliğin zirve yaptığı bir zaman diliminde Allah (celle celâlühû), düşmanlığın biteceği müjdesi veriyor, üstelik bu düşmanlığın yerini muhabbet ve sevginin […]

Meleklerin İstiğfarına Mazhar Ruhlar

Müminlerin temel hedefi, ötelere, hataları, kusurları, isyanları ve nisyanları ilahi affa uğramış, her türlü haktan, lekeden ve kirden arınmış olarak tertemiz gitmektir. Zira bir imtihan meydanı olan dünya hayatı hitama erdiğinde herkesi çetin mi çetin bir muhakeme ve muhasebe beklemektedir. Emir olunan gibi istikamet üzere bir ömür sürenler açısından endişe edecek bir durum yoktur. Kur’ân […]

“Mühlet”, Azap mı Rahmet mi?

Peygamberler, kavimleri tarafından değişik baskılara ve zulümlere maruz bırakılmışlardır. Hak adına getirdikleri, yalanlanmış; şahısları, davaları ve mesajları, değişik şekillerde alaya alınmıştır. Dünyevî birtakım hedefler peşinde koşmakla, toplumdaki birlik ve beraberliği bozmakla suçlanmış; atalardan tevarüs edilen kültürü ve değerleri, yok etmekle itham edilmişlerdir. Bütün bunlarla da yetinilmemiş kendilerine şiddet uygulanmış, öldürülmüş ve ordularla üzerlerine yürünmüştür. Onlara […]