Browsing category

Siyer Atlası

Taif Yolculuğu 3

Taif Yolculuğu Sebebeleri Dua, sabr-ı cemil ve Allah’ın inayetiyle üç yıllık muhasara ve boykot sona ermişti. Ancak bu dönem, arkada ağır hasarlar da bırakmıştı. Bu sürede ölenlerin sayısını tam bilemesek de birçok insan bakımsızlıktan, hastalıktan hatta açlıktan ruhunu Rahman’a teslim etmişti. Bu süreçte en çok yıprananlardan birisi de hiç şüphesiz Ebu Talib’ti. Zira Peygamberimizi öldürmek […]

Kâbe’nin Anahtarı ve Kâbe’nin içinde inen tek âyet

Hz. İbrahim tarafından inşa edilen Kâbe‘nin iki kapısı vardı. Bir kapı Kâbe‘ye girmek için diğeri de çıkmak için yapılmıştı. İkinci kapı şu andaki mevcut kapının tam simetriğinde bulunuyordu. Her iki kapı da yer seviyesindeydi ve bu giriş-çıkışları kapatan bir kapı yoktu. İsteyen herkes Kâbe’ye rahat girip çıkıyordu. Kâbe’ye ilk kapının ne zaman takıldığı tam bilinmemektedir. […]

Kâbe’nin İçi ve Peygamber Efendimiz (sas)

İç kısmı itibarıyla Kâbe dört köşeli geniş bir salon görünümündedir. Taban alanı 145 metre karedir ve tamamen mermer döşelidir. Rükn-ü Irakî köşesinde, çatıya çıkmak için merdiven yapılmış ve burası bir kapıyla kapatılmıştır. Daha önce kapının bulunmadığı bu yerde sadece bir perde vardı. Perdenin üzerinde tevbe ayeti yazılıydı. Perdenin yerine kapı yapılınca aynı ayet bunun üzerine […]

Kâbe ve Müştemilâtı

Kâbe Kur’ân’ın beyanıyla, “Yeryüzünde ibadet yeri olarak inşa edilen ilk ev, Mekke’deki Kâbe’dir. İnsanlar için hidayet kaynağı kılınmış, feyizli ve bereketli bir mekandır.” Hayatta huzur ve sükûn arayan insanoğlu için de emniyet ve güvenin yurdu olarak belirlenmiş bir sevap kaynağıdır. Yerden yükselmeyi ifade eden (كعب) fiilinden türetilen Kâbe, “Küp şeklindeki yapı” demektir. Hz. Adem’den (aleyhisselam) […]

Efendimiz’in (sas) Mescidini İnşası

Allah Resûlü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’de misafir kalacağı yer, devenin çömelmesiyle belli olmuştu: Ebu Eyyub el-Ensarî’nin evi. Bir taraftan misafir kalacağı eve doğru ilerken diğer taraftan mescidini inşa edeceği yeri de düşünüyordu. Devesinin çömeldiği boş arsanın kime ait olduğunu sordu. Hz. Muaz İbn-i Afra yanı başındaydı. Hemen devreye girerek şunları söyledi: “Ya Resûlallah! Orası […]

Efendimiz’in (sas) Medine’deki İlk Günü

Kuba’dan hareket Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) Kuba’da on dört gün kalmış ve on beşinci gün Pazartesi sabah Neccaroğullarından bir gruba haber göndermişti. Onlar da kılıçlarını kuşanmış gelmişlerdi. Peygamberimiz Kasva’ya binmiş, Hz. Ebu Bekir de redifindeydi. Tam hareket etmek üzereydiler ki Allah Resûlü’nün ayrılmasını istemeyen Amr İbn-i Avf oğulları gelmiş önünde durmuşlardı. “Ya Resûlallah! […]

Cennet Esintilerinin Serinlettiği Mekan: Hicr

Hicr kelimesi, lügatte “engellemek, yasaklamak, bir şeyden parça ayırmak” anlamına gelen (حجر) kökünden türetilmiş bir isimdir. Hicr denilince kastedilen yer ise Kâbe’nin kuzey batı duvarı tarafına bitişik olan boş alandır. Bir diğer ifadeyle Rükn-ü Irâkî ile Rükn-ü Şâmî arasında etrafı 1.5 metre yüksekliğinde “Hatîm” denilen yarım daire şeklindeki bir duvarla çevrili kısma verilen addır. Bu […]

Peygamber Efendimiz’in (sas) İnsanlığa Hitap Ettiği Mekân: Minber-i Şerif

Minber, mescitlerde, Cuma ve bayram günlerinde imamların/hatiplerin hutbe vermek için basamaklarla üzerine çıktıkları, genellikle de mihrabın sağ tarafında bulunan yapıdır. Mescid-i Nebevî’de İlk Minber Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), ashâbıyla birlikte bizzat kendisinin inşa ettiği mescidinde insanlara hitap edeceği, hutbelerini vereceği herhangi bir özel yapı veya mekân yaptırmamıştı. Yaklaşık yedi yıl (53 yaşından 60 […]

Metafta Bir Âyet: Makam-ı İbrahim

Makam-ı İbrahim, Hz. İbrahim’in (aleyhisselâm) Kâbe’yi inşa ederken, örülen duvarın boyunu aşması üzerine, üstüne çıkıp inşaatı devam ettirdiği taş olarak bilinir. Kâbe’nin inşası esnasında iskele olarak kullanıldığı için üzerinde zaman içinde Hz. İbrahim’in ayak izleri oluşmuştur. Bir görüşe göre de bu taş, Hz. İbrahim’in (aleyhisselâm) insanları hacca çağırmak için üzerine çıktığı taştır. Aslında Hz. İbrahim’in, […]

Dokunulması Günahlara Keffaret Bir Rükün: Rükn-ü Yemanî

Kâbe tavaf edilirken her köşesi istilam edilmez. Hangi köşelerinin istilam edileceği mevzusunda rehberimiz Allah Resûlü’dür (sallallahu aleyhi ve sellem). O’nun bu mevzudaki uygulamalarına baktığımızda Hacer-i Esved’le birlikte Rükn-ü Yemanî‘yi de selamladığını görmekteyiz.  Rükn-ü Yemani, Kâbe’nin Yemen’e bakan köşesine verilen isimdir. Abdullah İbn-i Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) tavafın her şavtında Rükn-ü Yemânî ve […]