Browsing category

Hakkında Yazılanlar

Hicret, Entegrasyon ve Asimilasyon (1)

Hicret yurduna uyum sağlamaya çalışırken Muhacirleri bekleyen sorunlardan birisi de karşılaştıkları farklı kimlik, kültür ve inançlar karşısında zamanla özünden uzaklaşma ve kendi değerlerine yabancılaşma problemidir. Özellikle Batı dünyası gibi maddi refahın üst seviyede seyrettiği, eğlence anlayışının sınır tanımadığı ve ahlakî değer yargılarının çok farklı olduğu bölgelerde Muhacirlerin, inanç, ibadet, ahlak ve aile hayatlarını istikamet üzere […]

Hicret Diyarını Sahiplenme ve Yurt Edinme (1)

Muhacirlerin önünde duran en önemli hususlardan birisi de hicret diyarını sahiplenme ve yurt bellemedir. Aksi takdirde mukaddes dava adına hicret edilen yurtlar sahiplenilmezse hicret ve hizmet devam ettirilemez. Gözler daima dönüş yolunda olursa müminler, hicretle elde edecekleri maddi ve manevi güzellikleri kazanamazlar. “Bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım demiş!” deyimleriyle ya da gurbet türküleriyle muhacir […]

Uzmanlık ve Kuzman’lık Arasında…

Uzman, belli bir işte ya da belli bir konuda özel bilgi, görüş, donanım ve tecrübe sahibi olan kimsedir. İlim, bilim, eğitim, din, teknik ve askeri alan da dahil olmak üzere birçok sahada ihtisaslaşma   özellikle günümüz dünyasında kaçınılmazdır. Zaten her alanda yeteri kadar uzmanları olmayan toplumlar da gerekli kalkınma hamlelerini yapamaz ve gelişemezler. Bu açıdan bir […]

Sakın Terk-i Edepten

Sakın terk-i edebden kûy-ı Mahbûb-ı Hüdâdır buNazargâh-ı İlâhîdir Makâm-ı Mustafâ’dır bu Felekde mâh-ı nev Bâbü’s-selâm’ın sîne-çâkidirAnun kandilidir hûr matla-i nûr u ziyâdır bu Resûl-i Kibriyâ’nın hâbgâhıdır hakîkatdeTefevvuk-kerde-i arş-ı Cenâb-ı Kibriyâ’dır bu Bu hâkin pertevinden oldı deycûr-ı adem zâil‘Amâdan açdı mevcûdât dü çeşme tûtiyâdır bu Müra’ât-i edeb şartiyle gir Nâbî bu dergâhaMetâf-ı kudsiyândır bûsegâh-ı enbiyâdır bu […]

Efendimiz’in (sas) Bedir Esirlerine Muamelesi

Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem), şartların zorlaması ve diplomasi adına attığı adımların karşılık bulmaması sebebiyle savaşmak zorunda kaldığında, o günün genel telakkisine göre elde edilen esirlere olan muamelesi de çok farklıdır; başkalarının yaptığı gibi onlara asla kötü davranmamış, onurlarıyla oynamamış, zarar vermemiş ve bu konuda da hep kendisine yakışanı yapmıştır; hürriyete kavuşturmak için vesileler aramış, […]

Yerin Göğün Safâsı

Yerin göğün safâsı Mustafâ’dırKamu ahdin vefâsı Mustafâ’dır Ayın bedri hilâl alnı ve kaşı Günün nûru ziyâsı Mustafâ’dır Çalap arşı ayağında olur ferşCihânın müntehâsı Mustafâ’dır Yarın mahşer şefî oldur şefî olSekiz Uçmak sakası Mustafâ’dır Bîçâre âsi kullara yarın oŞefâat eyleyesi Mustafâ’dır Yarın peygamberler âciz olusarGeri elin alası Mustafâ’dır Yunus yalvar getir Hakk’a salavâtHakk’ın dostu habibi Mustafâ’dır Kaynak: […]

Müslümanların Gayrimüslimlerle İnsanî Münasebetleri

İslam hukukçuları müslümanların gayrimüslimlerle insani münasebetlerini iki temel üzerine inşa ederler; birincisi inanç, ikincisi ise insan. Bazı görüşlerde gayrimüslimlerle münasebetler inançla temellendirilirken, özellikle Ebu Hanife anlayışında insani boyutuyla temellendirilmesi dikkat çeker. İnsani boyutun bir yönünü Müslüman fertlerin gayrimüslimlerle münasebetleri, diğer yönünü ise Müslüman devletin gayrimüslimlerle münasebetleri oluşturur. Kendine özgü özellikleri sebebiyle Müslüman fertlerin gayrimüslimlerle münasebetleri, […]

Yâ Resûlallâh!

Sen âlemlere tabîb, ben kalbi gâyet hasta,Şifâ bulmak ümîdi ile sana getirdim. Sırtımda günâh dağı ve yüzüm saman gibi,Ümidliyim buraya zevâl için getirdim. Âlimlerin serveri, sana âşık hayrânım;Senin ayrılığından gece gündüz ağlarım. Senin büyük rahmetin âb–ı hayât, ben susuz;Bir damlası olmazsa ölürüm, cân veririm. Akıl onu övmekte çok sıkıntıya düştü,Maâzallâh mümkün mü, o bu kadar […]

Asr-ı Saadet’te İrtidat Hâdiseleri

Dinden dönme anlamında irtidat, İslâmî literatürde birçok ilim dalını çeşitli açılardan ilgilendiren bir kavramdır. İrtidat, Kur’anî bir kelimedir ve tefsir ilminin kapsamındadır. Birçok hadis mecmualarında mürtetlerle alâkalı müstakil bir bölüm bulunur. Hazreti Ebû Bekir dönemi ridde savaşları yönüyle tarih ilminin mevzusudur. Hâricilerin tekfir anlayışından dolayı, kısmen İslâm mezhepler tarihiyle ilgilidir. İnanç esaslarını ilgilendirmesiyle kelâm ilminin […]