Browsing category

Hakkında Yazılanlar

Karanlık Odakların Şerrinden, Rabbine Sığın!

Hz. Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm) peygamberliğini ilan ettiği günden itibaren O’na düşmanlığa odaklanan Mekkeli müşriklerin ileri gelenlerinden Velid İbn-i Muğire, Ebû Cehil, Ebû Leheb ve Ümeyye İbn-i Halef gibi kişiler, bazen Darunnedve’de bazen de kendi evlerinde gece gündüz yaptıkları gizli toplantılarda O’nun davasını çürütme ve hezimete uğratma adına planlar yaparlar. Karanlık kurul, risaletin başında kurulur ve […]

Felâk Sûresi: Sığın Şafağın Rabbine!

Vahyin ilk gününden vefatına kadar Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), insî-cinnî düşmanları tarafından kuşatılır ve sıkıştırılır. Nübüvvet yolunun bir kaderi de budur; gelmiş-geçmiş bütün peygamberler, insî ve cinnî şeytanların taarruzuna maruz bırakılır. Kur’ân, bu durumu ifade ederken “Böylece bütün Nebilere, insan ve cin şeytanlarından düşmanlar kılarız…” buyurur ve bu düşmanların, hakikati ters yüz ederek insanları aldatmaya […]

Seçkin Toplum ve Özellikleri (2)

Âl-i İmrân sûresinin 110. ayetinin sonunda, seçkin fert ve toplumun, insanları iyiliğe yönlendirme ve kötülüklerden uzaklaştırma vasıflarının yanında bir üçüncü vasfı daha zikredilir: “Ve yine siz Allah’a, meleklerine, O’nun gönderdiği bütün kitaplara ve elçilerine gerektiği gibi inanırsınız…”  Dolayısıyla seçkin toplum, sağlam bir iman ve samimiyetle sadece Allah’a inanan ve ibadet eden; sırf Allah’ın rızasını esas alan ve hâlis […]

Seçkin Toplum ve Özellikleri (1)

Allah (celle celaluhu), dinini ve davasını omuzlayacak, onu hakkıyla yaşayacak, tebliğ ve temsil edecek peygamberleri ve onu cihan çapında bayraklaştıracak nesli/milleti, belli donanımlarına göre seçer ve onlara misyon yükler. Nitekim O, bütün insanlığa hak ve hakikati ulaştırmak için Hz. Muhammed’i (aleyhissalâtu vesselâm) seçmiş ve görevlendirmiştir.  Getirdiği vahyi yaşayıp, onu alemşümul çapta yaşatmak için ise nesiller […]

Sarsılan Akrabalık İlişkileri ve Mü’mince Duruş

İslâm, mü’minlere, en yakın akrabalarından başlayarak komşu, arkadaş, dost vs. gibi ilişki halinde olduğu kimselere ve içinde yaşadığı topluma karşı çeşitli sorumluluklar yükler. Bu açıdan tek başına yapayalnız bir hayatı değil sosyal, canlı bir hayatı tavsiye eder. Bunun için de onun, Allah, kâinat ve diğer insanlar ile kuracağı ilişkiyi, merhameti de nazara vererek sıla-i rahim […]

Lanetlenmiş Kamu Yönetici ve Görevlileri

İslam, kamu düzeninin sağlanması, korunması, toplumda güven ortamının oluşması ve sosyal adaletin tam olarak gerçekleşmesi için idarenin kendilerine tevdi edildiği amir ya da memurlara vazife ve yetkiler verir; maddî-manevî bazı sorumluluklar yükler. Kamu yönetici ve görevlileri halkın ve devletin yararına kullanılması için verilen bu yetkilerin özel menfaatlere alet edilmesine de asla müsaade etmez. Kamunun haklarını […]

Günümüzde Hicret İbadeti

Hicret ile ilgili en çok sorulan sorulardan bir tanesi, “Günümüzde hicret söz konusu mudur? Hicret, Mekke’nin fethiyle son bulduysa bugün yapılan iradî ya da cebrî göçleri hicret kategorisinde değerlendirmek doğru olur mu?” sorusudur. Bu soru, yurt dışına çalışmak için ya da ilim tahsili için giden kimselerin yanında dünden bugüne cebren çıkmak zorunda kalan herkesin merak […]

Hicret Yurdunda Dostluğun Değeri

Hicret yurdunda asimilasyona karşı önemli bir tedbir de salih, iyi ve dürüst insanlardan arkadaş ve dostlar edinmektir. Allah Resûlü (aleyhissalâtu vesselâm) genel bir prensip olarak “Kişi arkadaşının dini/hayat anlayışı üzeredir. Öyleyse her biriniz kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin!” buyurur ve arkadaşlığın/dostluğun, insanın şahsiyet ve karakteri, duygu ve düşünceleri, tavır ve davranışları üzerindeki etkisine dikkat çeker. Bu […]

Hicret Yurdunu, Barışın Kubbesi Yapma

Hicretten sonra muhacirlere düşen önemli vazifelerden birisi de kendilerine kucak açan, sahip çıkan ve Ensar olan toplumla birlikte ortaklaşa projeler geliştirip hicret diyarının kalkınmasına katkıda bulunmanın yanında manevi imarına da yardımcı olmaktır. Allah Resûlü (aleyhissalâtu vesselâm), muhacir ve Ensâr’a bu hedefi gösterirken Medine-i Münevvere’yi nazara verir ve şöyle buyurur: “Medine,  İslam’ın/sulhun kubbesi, imanın/güvenin vatanı ve hicretin yurdudur. Bir de helal-haram, hak ve […]

Allah Katında Kıymet ve Kur’ân

Allah katında “zamanı, mekânı ve hayatı”, kıymetli, hayırlı ve bereketli kılan mahiyeti; içerisinde yapılanlar ya da yaşananlardır. Ve O’nun için “mahiyetin” ana belirleyicisi, Kur’ân’dır. Bir hidayet, şifa, nur ve bereket kaynağı Kur’ân; kalbe, hafızaya, zihne, zamana, ibadete, haneye ve hayata kıymet katan ve onu, Allah indinde değerler üstü değerlere ulaştıran, ilahî merhametin engin bir tecellisidir. […]