Browsing tag

sünnet

İstişare ve Aile İçi İletişim

Aile içi sağlıklı iletişim adına üzerinde durulması gerekli temel bir disiplin de istişaredir. İstişare, herhangi bir mevzuda karar alınmadan önce, taraflar arasında meselenin enine-boyuna konuşulması, fikir alış-verişinde bulunulması ve en isabetli görüşün/kararın birlikte alınması ve uygulanmasıdır. Dünden bugüne ev ve aile hayatında muhatapların ihtiyaç ve hassasiyetleri gözetilmeden alınan tek taraflı kararlar, aile içi iletişime çok […]

Kur’ân’da ve Efendimiz’in (sas) Sünnetinde Kurban

Kurban kelimesi, Türkçe kökenli olmamakla birlikte, Türkçeleşmiş bir kelimedir. Arapça kökenli olan bu kelimenin sözlük anlamı, mastar olarak “yaklaşmak”, isim olarak ise “yakınlık sağlamaya vesile olan şey” anlamına gelmektedir. Özellikle de Allah’a yakınlık sağlamaya vesile olan şeyleri ifade etmek için kullanılmaktadır. Dini bir terim olarak kurban ise, ibadet maksadıyla belirli vakitte belirli şartları taşıyan bir […]

Kur’ân ve Sünnet’te Şiddete Kaynak Gösterilen İfadeler ve Meselenin Aslı

Özü itibarıyla İslâm, barışın simgesi olmakla birlikte maalesef bugün o, dünya genelinde hep şiddetle anılmakta, gerek düşmanlarının entrikalarıyla gerekse müntesiplerinin yanlış temsiliyle olumsuz bir algının kurbanı olarak resmedilmektedir. Onu şiddet ile birlikte pazarlamaya çalışanların ileri sürdükleri bazı âyet ve hadisler, öncesi ve sonrasından koparılarak cımbızlanan nasslardır ve gerçeğin bütününü asla ifade etmemektedir. Bunu, herkesin bildiği […]

Sünnet, Kur’ân gibi korunmuş mudur?

Sünnet’in Korunmuşluğu Dinin yarısını teşkil eden Sünnet, şek ve şüpheye mahal bırakmayacak ölçüde, en mevsûk kanallardan, olabildiğine hassas ve kılı kırk yaran muhakkik zatlar tarafından, hem de ta sahabe, tâbiûn ve tebe-i tâbiîn döneminden başlayarak kaydedilmiş, ezberlenmiş, muhafazaya alınmış ve sonra da harfi harfine nakledilmiş, kitaplara geçmiş ve bu günlere gelip ulaşmıştır. Sünnet; Kur’ân’dan sonra […]

Tanışma, Kaynaşma, Emniyet ve Güven Vesilesi Bir Sünnet: Selamlaşma

Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) en değerli sünnetlerinden biri olan ”selamlaşma”    günümüzde bu değerini kaybetmeye başlamıştır. Bireyselliğin ön plana çıkıp “ben” merkezli bir hayatın yaşanmaya başladığı; insani ilişkilerin, ortak payda ve paylaşımların giderek azaldığı, sevginin riyakârlığa, emanetin hıyanete, sadakatin sahtekârlığa döndüğü günümüzde nice değerler kaybolmuştur. Kaybettiğimiz değerler arasında en önemlisi toplumdaki sevgi atmosferi […]

Peygamber Efendimiz’in (sas) Hayatında Hediyeleşme

Hediye, Arapça kökenli bir kelimedir; dilimizde umumiyetle karşılık beklemeksizin iyi niyet, ilgi ve sevginin ifadesi olarak insanların birbirlerine verdikleri maddî armağan ve yaptıkları bağışlara denir. Hediyeleşme cömertlik, diğerkâmlık, vefâ, ihsan, îsâr ve ikram gibi kardeşlik bağlarını güçlendiren, insanlar arasındaki kötü duygu ve düşünceleri berteraf eden birçok güzel hasleti içinde barındıran bir davranıştır. Hediyeleşme, Peygamber Efendimiz’in […]

Efendimiz’in (sas) Ticarî Hayatımıza Getirdiği Esaslar

Resûlüllah Aleyhissalâtü vesselâm Efendimiz, insanlığa müstakil bir medeniyet getirmiş, Medine’ye hicreti ile fiile geçirdiği devletinin anayasasının ikinci maddesinde “Müslümanlar, diğer insanlardan ayrı bir ümmettir.” diyerek bu hususu tesbit etmiştir. Öyle ise, medenî hayatımızın her meselesinde kendimize has bir değerimiz, bir tarzımız, bir şeklimiz olacaktır. Mü’min ve Müslüman olan herkes, daima meselelerinin İslâm’a göre olanını bilmekle, […]

En Geniş Cadde ve En Selametli Yol: Sahabe Mesleği ve Özellikleri

Rasûl-ü Ekrem (aleyhissalâtü vesselâm) Efendimiz’in sohbetine katılıp onun boyasıyla boyanma şerefine eren, ölümü göze almadan imanlarını izhar edemeyecekleri zorlardan zor bir dönemde İslam’a sahip çıkan, bir ömür boyu şakacıktan da olsa yalana asla tenezzül etmeyerek sıdk ve sadâkatle dine hizmet eden ve böylece Peygamberlerden sonra insanların en seçkinleri ve faziletlileri olma pâyesini kazanan Ashâb-ı Kirâm […]

Sahabe-i Kiramın Peygamber Yolunda Yürüme Hassasiyeti

Sahabe-i kiram efendilerimiz, O’ndan gelen her şeyi kemal-i hassasiyetle kabulleniyor, korumaya alıyor ve neşrediyorlardı. Ne Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) getirdiği esâsâta muhalif bir şey ortaya koymayı düşünüyor, ne de O’na muhalif bir beyanda bulunmayı akıllarının köşesinden geçiriyorlardı. Kur’ân-ı Kerim’in tabiriyle, O’ndan gelen her şeyi “içiyor” gibi alıyor ve belliyorlardı. Evet, İsrailoğulları’nın ruhuna buzağı sevgisi […]

Hadisler Işığında Çocuk Terbiyesi

Yüce Allah insanı tertemiz ve berrak, işlenmeye hazır kıymetli bir mücevher suretinde yaratmıştır. Bu, onun hayra da şerre de istidadının bulunduğunu ve yaratılıştan kazanılmış olan kalb, akıl, ruh ve vicdan gibi latîf cevherlerinin, hangi inanç ve kültür havzasında yoğrulursa o yöne doğru meyledeceğini göstermektedir. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de zikredilen “Allah sizi hiçbir şey bilmediğiniz hâlde annelerinizin […]