Browsing tag

medine

“Uhud bizi sever biz de onu!” (1 Ramazan 9 Hicrî)

Uhud’da yetmiş kişi şehit düşmüş ve Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) başta olmakla Müslümanlar ciddi şekilde yaralanmıştı. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu manzaranın insanların kalbinde Uhud’a karşı bir küskünlük oluşturmaması, vefasızlık ve uğursuzluk isnadında bulunulmaması için Tebük dönüşü Uhud’un eteklerinden geçerken, uzun uzadıya bu dağa bakmış ve ardından da ashâbına dönüp: “Uhud öyle […]

Tebûk’ten Medine’ye Dönüş (1 Ramazan 9 Hicrî)

Gassanlıların kendisine destek olan Bizanslılarla birlikte Medine’ye saldırmak istediklerini haber alan Allah Resûlü, Müslümanların temel hak ve hürriyetlerini korumak için Medine’de seferberlik ilan etmiş ve gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra Recep ayında Tebûk’e doğru sefere çıkmıştı. Yirmi gün Tebûk’te bekleyen Allah Resûlü, tehlikenin ortadan kalktığına kani olunca yaklaşık iki ay süren ayrılıktan sonra geri dönmek için […]

Müreysi’den Medine’ye Dönüş (1 Ramazan 5 Hicrî)

Mustalık oğulları başta olmakla Müreysi kuyusu civarında yaşayan kabilelerin, Medine’ye saldırmak için toplandıklarını ve hazırlık yaptıklarını haber alan Allah Resûlü, onları dağıtmak, tehlikeyi büyümeden savmak ve Müslümanların temel hak ve hürriyetlerini savunmak için 2 Şaban’da Medine’den hareket etmişti. 28 gündür Medine’den ayrı düşen Allah Resûlü, bu süreçte Mustalık oğullarını mağlup etmiş, Hz. Cüveyriye validemizle evlenmiş […]

Farz Orucun Tutulduğu İlk Gün (1 Ramazan 2 Hicrî)

Hira’da ilk vahyin nuzulüyle başlayan İslam dininin esasları ve hükümleri, tedrici bir şekilde inmeye devam ediyordu. Takvimler risaletin on beşinci, hicretin ikinci yılı Şaban ayının 28’ini gösterirken İslam’ın temel şartlarından olan Ramazan orucu Müslümanlara farz kılındı. İki gün sonra hilalin gözükmesiyle Allah Resûlü ve ashabı, ilk defa farz olan Ramazan orucunu tuttular. Peygamber Yolu

Hicret Diyarına Entegrasyonda Komşuluk (2)

Komşuluk, imanın kemaliyle yakından irtibatlıdır Efendimiz (aleyhissalatü vesselam), sosyal hayatta komşuluk ilişkilerinin tam yerleşmesi ve toplumun fertlerinin istenilen ölçüde birbirine kaynaşabilmeleri için meseleyi doğrudan doğruya imanla irtibatlı ele alır. O, bu hususu seslendirdiği nurlu beyanlarından birinde: “…Komşuna ihsan da bulun ki kâmil bir mümin olasın…” buyurur ve güzel komşuluk ilişkilerinin, imanın bir şubesi olduğunu nazara […]

Hicretin altıncı yılı

Peşi peşine sökün eden olaylarla hızlı bir süreç yaşanmış ve artık, Mekke’den ayrılışın altıncı yılına girilmişti. Daha dün gibiydi; peygamberler diyarı ve Hz. İbrâhim’le yeniden inşa edilen Mekke herkesin burnunda tütüyordu. Herkesin gönlü günde beş vakit yöneldikleri Kâbe ile birlikte orada kalmıştı, bir mü’min olarak gidip de Allah’ın Evi’ni ziyaret etmenin özlemiyle yanıp tutuşuyorlardı. Daüssıla, […]

Hicret

Mekke’yle Medine arası yollar; Çizik çizik, hasret yarası yollar. Vardığı her nokta yine başlangıç; Gitgide Allah’a varası yollar. Mekke’yle Medine arası yollar… Bu çıplak yollarda ne in, ne de cin Yalnız iki çift nurdan güvercin. Bunlar iki dostun ayakları ki, Yolları göklere bağlayan perçin. Bu çıplak yollarda ne in, ne de cin; Hicret, yurt dışında […]

Necid Çöllerinden Medine’ye

“Ciğeri hasret ve iştiyâkla yanmış bir Sûdanlının koca Tihâme Çölü’nü aşıp geldikten sonra, Ravza–i Tâhire karşısında O’nunla dertleşirken oracıkta aşk kılıcıyla şehit olmasını dile getiren bir destan.” Şerif Ali Haydar Paşa Hazretleri’ne … –Yâ Nebî, şu hâlime bak! Nasıl ki bağrı yanar, gün kızınca Sahrâ’nın; Benim de rûhumu yaktıkça yaktı hicrânın! Harîm–i pâkine can atmak […]

Efendimiz’in (sas) Kuba’dan Medine’ye geçişi (22 Rebiülevvel Hicrî 1)

Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) Kuba’da on dört gün kalmış ve on beşinci gün Pazartesi sabah Neccaroğullarından bir gruba haber göndermişti. Onlar da kılıçlarını kuşanmış gelmişlerdi. Peygamberimiz Kasva’ya binmiş, Hz. Ebu Bekir de redifindeydi. Tam hareket etmek üzereydiler ki Allah Resûlü’nün ayrılmasını istemeyen Amr İbn-i Avf oğulları gelmiş önünde durmuşlardı. “Ya Resûlallah! Bizden usandığın […]

Sevr’den Ayrılış (1 Rebiülevvel Hicrî 1)

Tarih 1 Rebiülevvel Pazartesi Hicrî 1. yılı gösteriyordu. Allah Resûlü ve Hz. Ebû Bekir, Sevr’de üç günü arkada bırakmışlardı. Derken Âmir ile birlikte rehber Abdullah İbn Uraykıt da gelmiş; kendilerini Medine’ye taşıyacak olan develeri beraberinde getirmişti. Zira bugün Sevr’den Medine’ye doğru hareket edilecekti. Develeri teslim alan Hz. Ebû Bekir (radıyallahu anh), en güzel ve bakımlı […]