Browsing tag

fetih

Günümüzde Hicret İbadeti

Hicret ile ilgili en çok sorulan sorulardan bir tanesi, “Günümüzde hicret söz konusu mudur? Hicret, Mekke’nin fethiyle son bulduysa bugün yapılan iradî ya da cebrî göçleri hicret kategorisinde değerlendirmek doğru olur mu?” sorusudur. Bu soru, yurt dışına çalışmak için ya da ilim tahsili için giden kimselerin yanında dünden bugüne cebren çıkmak zorunda kalan herkesin merak […]

En Büyük Fetih ve İlk Katliam (Şaban Hicrî 8)

En Büyük Fetih: Hudeybiye Medine’den umre niyetiyle hareket eden Müslümanların yolu, Mekkeliler tarafından kesilince Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm), Hudeybiye’de diplomasiyi devreye sokmuş ve uzun süren gelgitler sonucu onlarla bir anlaşma imzalamıştı. İlk bakışta Müslümanlar aleyhine ağır maddeler içeriyor gibi gözükse de bu anlaşma, bölgede huzura vesile olmuş ve Müslümanlar, on dokuz yıl sonra Mekke tehlikesinden uzak […]

Fetih Ordusunun Medine’den Hareketi (10 Ramazan 8 Hicrî)

Mekkeliler, Hudeybiye anlaşmasına ihanet etmiş; Efendimiz’le anlaşmalı bulunan, çoğunluğu kadın ve çocuk 23 Huzaalıyı öldürmüşlerdi. Üstelik olayla alakalı Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) kendilerine teklif ettiği şartları da kabul etmemişlerdi. Bunun üzerine Allah Resûlü, yaklaşık 12 bin kişilik bir orduyla oruçlu bir şekilde Medine’den hareket etti. Allah Resûlü, Mekke’ye kan dökülmeden girmek istiyordu. Bundan dolayı […]

Hudeybiye, en büyük fetihtir!

Büyük bir kazanımla geriye dönüyorlardı; ancak Resûl-ü Ekrem Hazretlerinin kulağına bir kısım konuşmalar gelmişti. Bazıları, Hudeybiye’nin bir fetih olmadığını söylüyordu. Kurbanlarını kesemeden ve Beytullah’ı da tavaf edemeden geri dönüyor olmalarının da bunun bir göstergesi olduğunu düşünüyorlardı. Onlara göre, mü’min olduğu hâlde kendilerine sığınan insanların müşriklere iade edilmesi de bu düşüncelerini doğruluyordu. Her söylenti, din adına […]

Ve fetih: Mekke Emin Ellerde

Ashâb, ordunun konakladığı Merrü’z-Zehrân’dan hareket etmiş ve Zî Tuvâ denilen yere gelmişti. Burada toplanacak ve büyük fethin ilk adımları da buradan atılacaktı.  Hicretin sekizinci yılının Ramazan ayının bitimine on gün kalmıştı ve bir cuma günüydü. Daha güneş doğmadan önce Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) Kasvâ’ya binmiş ve terikisine de Üsâme’yi almış olarak yeşil birliğinin […]

Batılın Zail Oluşu ve Kâbe

Artık ortalık durulmuştu; Mekkelilerde derin bir sessizlik hâkimdi. Allah Resûlü, çadırında gusül abdesti aldı ve Allah’ın lutfettiği bu neticeye bir şükür ifadesi olarak önce sekiz rekât namaz kıldı ve ardından da devesini getirmelerini emretti. Kasvâ, çadırın kapısına kadar getirilmişti ama Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), zırhıyla miğferini de giymek için yeniden çadırına dönecekti! Şimdi silahını […]

Fethin Mü’minleri

Mekke’nin fethedilmesiyle birlikte bazı insanların kalbine de nüfuz edilmiş ve onlar da manevi alandaki büyük fethe mazhar olmuşlardı. Gerçi o gün Mekke’nin neredeyse tamamı gelip Müslüman olmuştu; ancak o gün bazıları vardı ki kimse, onların da gelip Müslüman olabileceğini aklına getiremiyordu. Zira onlar, işin başından beri hayatlarını, hep Allah Resûlü’ne düşmanlık çizgisinde devam ettirmişler ve […]

Ci’râne’den Medine’ye Dönüş

Mekke’yi fethettiği günden bu yana seksen günden fazla zaman geçmişti; on üç günlük Mekke yolculuğu da hesaba katıldığında Allah Resûlü’nün Medine’den ayrılışının üzerinden geçen süre üç aydan fazlaydı. On üç gündür Ci’râne’de bulunuyordu; Zilkâde ayının bitimine on üç gün vardı ve bir çarşamba akşamı Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), vadinin alt tarafında bulunan mescitte ihrama […]