Browsing tag

Allah Resûlü

Asr-ı Saadet’te Kadınların, Problemlerin Çözümüne Sunduğu Katkı

Cahiliye döneminde kadın, hor, hakir ve uğursuz görülüyor; hak ve hukuku ayaklar altına alınıyordu. Hatta varlığı bile problem kabul ediliyor ve bazı kabilelerde küçük yaşta diri diri toprağa gömülüyordu. İlk vahyin inişi ve Muhammedü’l-Emîn’e verilen peygamberlik vazifesi, bekledikleri şafağın doğduğunu müjdeliyordu. Zira İslam, asırlardır devam eden bu gidişata, dur demiş ve tedricî bir şekilde kontrolsüz […]

Efendimiz’in (sas) Yetiştirdiği Prototip Gençler 2: Muâz İbn-i Cebel (ra)

I. Akabe Beyatı’na katılan on iki Medineli sahabî, kendilerine İslam’ı anlatacak, Kur’ân’ı ve Sünnet’i öğretecek bir mürşid ve muallim istemişlerdi. Bunun üzerine Allah Resûlü, Hz. Mus’ab İbn-i Umeyr’i (radıyallahu anh) onlarla birlikte göndermişti. Samimiyeti, sadeliği, ahlakı hem akla hem de kalbe hitap eden güzel ve ikna edici üslubuyla Hz. Mus’ab, kısa sürede sahip olduğu bilgi […]

Hicret, Başkalarına Benzeme ve Asimilasyon

Hicretten sonra entegrasyon sürecinde muhacirleri bekleyen tehlikelerden birisi de hâkim kültürün tesirinde kalarak zamanla her hususta onlara benzemedir. Zira aynı ortamda yaşayan, aynı eğitim müesseselerinde eğitim gören ve sosyal aktivite mekanlarını kullanan… farklı inanca sahip kimlikler, zamanla birbirinin örf, adet, dini ve kültürel hayatından etkilenerek birbirine benzemeye başlayabilirler. Bu durum, İslamî açıdan belli alanlarda bir […]

Yeniliğe Açık Olma Sünneti Ve Asimilasyon

Hicret edilen coğrafyalarda farklı inanç ve kültürlerle karşılaşılınca kendi inanç ve değerlerimizi koruyamama ve asimile olma adına içimizde belli endişe ve korkular oluşabilir. Bundan dolayı kendimizi ve nesillerimizi korumak için kapalı bir toplum oluşturmaya kalkışabiliriz. Halbuki hicret, kendi içene kapanmak değil yeni bir dünya ve yeni bir topluma açılmak demektir. Dolayısıyla hicret yurdunda, farklı kültürlere […]

Efendimiz (sas), Gençlerle Geleceğe Yürümüştür!

Firavun, Mısır halkını ve bütün usta sihirbazlarını bir meydana toplamıştı. Maksadı, Hz. Musa’yı (aleyhisselâm) mağlup etmek, toplum nezdindeki konumunu ve itibarını korumaktı. Firavun, mahir sihirbazlarına; sihirbazları, hünerlerine; Hz. Musa da Allah’a güveniyordu. Müsabaka, sihirbazların hünerlerini sergilemeleriyle başlamış ve büyülenen gözler, Hz. Musa’ya dönmüştü. O ise Allah’a dayanarak asasını meydana atıvermişti ki inayet-i ilahî ile bir […]

Biri Bin Yapan Değerler

Ömrün hamd, huzur ve ihsan dolu geçmesi, ölümün ötelerdeki rıza yamaçlarına geçiş kapısı olması adına bazı hayati hususlar ve değerler vardır. İman, ahlak, vefa, takva, sevgi, saygı, sadakat, hayır, afiyet ve adalet belki ilk akla gelenler. Onlardan bir tanesi de içine girdiği her şeye ayrı bir derinlik, zenginlik, enginlik ve genişlik katan “bereket”tir. Lügat anlamı […]

Fitne Karşısında Sahabenin Teyakkuzu ve Efendimiz’in (sas) Duruşu

Fitneden uzak; hak, hukuk ve huzur içerisinde bir arada yaşama adına müminlere düşen vazifeler vardır. Öncelikle aralarında birlik ve beraberliği temin edecek kardeşliği, tesis ederler. Bunun için muamele ve münasebetlerinde sevgiyi, saygıyı, selamı, yardımlaşmayı ve dayanışmayı yaygınlaştırırlar. Herkesin kendisini güven ve emniyette hissettiği şahıslar yetiştirir, şehirler inşa eder ve asla birbirlerinin hak ve hukukuna saygısızlıkta […]

Tartışma Çıkmazı ve Aile İçi İletişim

Günümüzde tartışma, yaşanan sıkıntıların çözümü adına her ne kadar başvurulacak bir metod olarak görülse de risk ve tehlikeleri çok fazladır. İnsanların hem kalp ve ruh hayatları hem de sağlıklı iletişim adına çok kaygan bir zemindir. Zira çoğu zaman muhatabını susturmak ve ona bir şekilde galip gelmek için yapılan uzun münakaşalar sonucu aile hayatı, bir çıkmazın […]

Efendimiz (sas) Muarres’te (21 Zilhicce 10 Hicrî)

Bugün, günlerden Çarşamba. 7 gündür hareket halinde olan Allah Resûlü ve hacılar, artık Medine yakınındalar. Bathâ denilen yere geldiğinde Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), devesi Kasvâ’yı durdurdu ve burada indi.[1]Halbuki hedeflerindeki şehir Medine, bir nefeslik mesafede duruyordu!  Daha önceden de hatırlanacağı üzere “Muarres” de denilen Bathâ, Hazreti Cebrâil’in gelip de “Sen mübarek bir vadidesin!” […]

Hum’da Sahabeye Hitap (18 Zilhicce 10 Hicrî)

Zilhicce’nin 18’ine denk gelen pazar günü Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Cuhfe yakınlarında bulunan ve adına “Hum” denilen mevkide idi. Öğle sıcağının bastırmaya başladığı sıralardı ve Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), burada konaklama emri verdi. Öğlen vakti geldiğinde ezan okunmuş, ancak ezanın akabinde insanlara “Namaz toplayıcıdır!” manasında “es-Salâtü Câmia!” şeklinde bir ilan yapılmıştı. Yeni bir […]