Browsing author

Peygamber Yolu

Ramazan ve Efendimiz’de Cömertliğin Çağlayana Dönüşmesi

Peygamberimiz, İnsanların En Cömertiydi Nebiler Sultanı insanların en cömerdiydi. Her zaman çevre­sindeki insanların ihtiyaçlarını gözetir, adeta başkaları için yaşar­dı. O, çoğu gönüllere keremiyle girmişti. Kendisi’nden bir şey is­tenildiğinde, varsa verir, olmadığı takdirde de vaad ederdi. Bazen üzerine giydiği tek elbisesini bile isteyen olur, O da hiç çekinme­den hemen hediye ederdi.  O’nun dilinde cömertlik, insanı Allah’a […]

Şaban Ayı ve Efendimiz’in (sav) Hayatındaki Yeri

Şaban ayı, kutlu zaman dilimi üç aylar‘ın ikincisidir. Bu ay, Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) Ramazan Ayı’dan sonra neredeyse tamamını oruçla geçirdiği ve kendisini ibadet ü taate hasrettiği biricik aydır. Nitekim Şaban-ı şerif için “Şaban Benim ayımdır” buyurmuş ve âdeta bu ayı, kendisine mahsus olarak, yani ümmete vacip veya farz kılınmamak kaydıyla, oruç tutarak […]

İSRÂ VE MİRAÇ

Hira’daki vuslattan bu yana on bir yıl geçmişti. Takvimler, Recep ayının yirmi yedisini gösteriyordu. Bu süre içinde çok gayret edilmiş; ama Mekke akıl almaz bir tepki gösterip bu gayretlere müspet cevap vermemişti. Gerçi, müspet cevap verenler de yok değildi; ama, imanla bütünleşmeleri adına ortaya konulan ölümüne gayretlere karşılık, bırakın müspet cevap vermeyi, koşarak gelmeleri gerekiyordu! […]

Karanlığı Delen Yıldız: Tarık Bin Ziyad

Bir zamanlar Kuzey Afrika coğrafyasında görev yaparken, dünyanın dört bir yanından ziyarete gelen dostları, önce, bu topraklara silinmez imzalar atan, kıtalara sığmayan ruh Ukbe Bin Nafi ile tanıştırdım. Hemen ardından da, onun Berberî topraklarına diktiği fidanın bir çiçeği, bir nevi halefi, batı Avrupa’daki karanlığı delen yıldız, beşer tarihinin altın harflerle kaydettiği büyük komutanlardan, Endülüs Fatihi, […]

Rabb’inin Sanatını Gör ve O’nun Şanını Yücelt

Sanatı görüp sanatkârı görmemek ve onu takdir etmemek bir çeşit nankörlüktür. Onun içindir ki sanatla ilgili Kur’ân’da üzerinde durulan bir husus da Yüce Sanatkâr’ın sanat eserleri karşısında alınacak en isabetli tavırla ilgilidir: “Yaratan ve her şeyi en güzel ve en sağlam şeklini veren, her şeyi takdirle/bir ölçü ve planla yapan ve yönlendiren, yüce Rabbinin adını […]

Efendimiz’in (sas) Veladeti

Abdulmuttalib’in tevekkül ve teslimiyetiyle birlikte, Ebrehe ve ordusunun başına gelenler dilden dile dolaşır olmuştu. Zihinler bir kez daha silkelenmiş ve Hz. İbrahim’le Hz. İsmail’in dua dua yalvararak inşa ettikleri Kâbe’ye ilişilemeyeceği bir kez daha perçinlenmişti. İşte şimdi dünya, bu duaların kabul edilişini yaşamaya hazırlanıyordu. İnsanlığın beklediği Son Kurtarıcı’ya hamile kalan Hz. Âmine, diğer anne adayları […]

RENGARENK KÂİNAT, RENGARENK SANAT

Allah’ın Boyası Zerreden şemse kadar bütün kevn u mekanları rengârenk boyayan ilâhî boya ve ilâhî sanat, her şeye ve herkese özel bir renk vermiştir. Uçsuz-bucaksız kâinatta şekil, biçim, tür ve renk çeşitliliği insanın başını döndürecek ve onu hayretten hayrete düşürecek kadar nihayetsizdir. Kur’ân’ın dikkat çeken ifadesiyle “İşte Allah’ın boyası! Allah’ın boyasından daha güzel ve ondan […]

İyilik Mümini Sevindirir, Kötülük ise Onu Üzer

“Yaptığı iyilik kendisini sevindiren, kötülük de kendisini üzen kişi gerçek mümindir.”1 Bu konuda şöyle bir hadis daha vardır: “İşlediği günahtan dolayı ürperen ve titreyen, yaptığı bir iyilik ve sevaptan dolayı da cennete girme ümidini duyan kimse gerçek mümindir.”2 Yapılan bir iyiliğin, insanın içinde bir ferahlık hasıl etmesi, onda bir rahatlık hissini uyarması, imanın alametlerinden, tezahürlerindendir. […]

Mümin, Hayatın İçindedir

Sabırla İlgili Hadisler “İnsanların içine karışıp onların eziyetlerine katlanan mümin, insanların içine karışmayıp, (birlikte yaşamanın getirdiği) eziyetlerine katlanmayan müminden daha hayırlıdır.”1 Bu hadis öncelikle müslümanın medenî ve sosyal bir varlık olduğunu öne çıkarmaktadır. Buna göre Müslüman, hayatın içindedir. Kamil mümin, bir köşeye çekilip kendi hayatını yaşayan, başkalarının problemlerini algılamayan, diğer insanların hem dünya hem de […]

Mümin, Kardeşlerine Düşkündür

“Mümin, kardeşine düşkündür.”1 Cafer b. Ebî Tâlib, Mûte savaşında şehid olunca Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) üzüldüler, belki gözyaşı döktüler ama amcasının oğlunun şehit oluşunu sabırla karşıladılar ve dudaklarından yukarıdaki sözü döküldü.2 Peygamberimiz haddizatında herkese düşkün, herkesin derdiyle dertlenen müstesna bir insandı. Cafer b. Ebî Tâlib’in şehit olduğu haberi gelince de herhalde üzüntülerini gören sahâbeye […]